• A
  • A
25.01.2010
Nazım

Hikmetli Cehalet

Her insan yaradılıştan kaynaklanan,

Fıtri bir cehaletle başladığı hayat serüvenini,

Ya her şeyi bildiğini sandığı mutlak bir cehaletle tamamlar,

Yada ne yaparsa yapsın bazı şeyleri,

Hiçbir şekilde bilemeyeceğini,

Çok iyi bildiği bir olgunluğa ulaşarak noktalar ki,

Bu da hikmetli cehalet bilgeliğinin tam karşılığıdır..

 

Yaratıcı tenezzül-ü ilahi etmiştir. [1]

Çünkü Ademoğlu hem acizdir, hem de cahil.

Tevazu ile nakli mekan edilerek,

İnsanın anlayacağı dilden konuşulmaktadır.

Ademoğlu O'ndan (c.c) sonsuz uzak,

Âlemlerin Rabbi ise insana şah damarından daha yakındır.. [2]

 

Nihayetinde sonsuza değin sürecek,

Karşılıklı bir görüşme teklifi sunulmuştur insana.. [3]

İnsanın ise bu teklife karşılık verebilmesi için,

Öncelikle O'nu (c.c) tanıma gereksinimi vardır.

Sonrasında ise sınırları iyi çizilmiş bir ilişkiye ihtiyaç duyacaktır..

 

Allah - insan ilişkisinde insan açısından,

Sağlıklı bir mükalemenin olmazsa olmazları içinde,

Belki de ilk sırada Yaratıcıya olan yönelişimizin,

Alt ve üst limitlerinin varlığı gelmektedir..

 

Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

'Men arafe nefsehu, fekad arafe rabbehu.'

Yani, 'kendini bilen rabbini bilir..'

İnsana mânen şöyle denmektedir:

'Âlemlerin Rabbiyle iletişim kurmak istiyorsan,

Yaratıcının özelliklerini keşfetmelisin.

Onu (c.c) tanımak ve aydınlanmak için işe kendinden başlamalısın..'

İnsanın, âlemlerin Rabbiyle kurmak istediği olumlu muhatabiyetin,

İdeal sınırlarını belirleme noktasında,

Hz. Ebubekir (r.a)'in şu sözü de gayet manidardır:

'İnsanın, Allah'ı (c.c) ziyadesiyle bilemeyeceğini idrak etmesi,

Onun kâmil bir mümin olduğunu gösterir..'

Yani, varabileceğimiz en yüce bilgi,

Allah'ın (c.c) zâtının bilinemeyeceği hakikatidir..

 

'Kendini bilen rabbini bilir' ifadesi kısaca şöyle bir denklik sunar zihnimize:

Bir yaratanın olup olmadığını,

Yada varsa hakikatinin ne olduğunu anlamak isteyen biri,

Bunu dışarıda değil de kendi maddi - mânevi özelliklerinde aramalıdır.

Her insanda İlahi isimler tecelli eder, yansır. [4]

Allah'ın (c.c) mutlak sonsuzluğundan,

Ve insanın sonsuzda birliğinden kaynaklanan bir çeşitlenmeyle,

İsimler bazen aynıyla, bazen de zıddıyla yansır.

İnsan ise, ancak Esma-i Hüsna'nın yansıması kadarınca nefsini bilir.

Diğer bir ifadeyle,

İlahi isimlerin iç âleminde tezahürü oranında rabbini bilebilir.

Örneğin kendini zayıf bilen Rabbini güçlü bilir,

Kendini cahil bilen Rabbini bilge bilir,

Kendini eksik bilen Rabbini mükemmel bilir.. [5]

 

İçsel (enfüsi) yönelişin nihai sınırı, kendini bilen rabbini bilir hakikatidir.

Dışsal (âfaki) yönelişin azami hududu, hikmetli cehalet bilgeliğidir.

Kısacası insanı bihakkın tanıyan,

Âlemlerin Rabbini de hakkıyla tanıyacak demektir.. [6]

 

 

-----------------------------------------------------------

Dip Notlar:


[1]. Tenezzül- ü İlahi: Cenabı Hakkın, karşısındakinin seviyesine göre tevâzu ile konuşması.

       Mekânını yukarıdan aşağıya nakletmesi.


[2]. "Yemin olsun ki, insanı biz yarattık.

       Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz.

       Biz ona, şah damarından daha yakınız.."

       Kaf Suresi: Ayet 16


[3]. Büyük Proje / Aykut Tanrıkulu


[4]. "İnsanın mahiyet-i câmiasında (kabiliyetlerinde)

       Nakışları (işlemeleri) zâhir olan (açıkça görünen) yetmişten ziyâde esmâ vardır.

       Meselâ, yaratılışından Sâni', Hàlık ismini,

       Ve hüsn-ü takvîminden (güzel yaradılışından) Rahmân ve Rahîm isimlerini,

       Ve hüsn-ü terbiyesinden (güzel terbiyesinden) Kerîm, Latîf isimlerini ve hâkezâ,

       Bütün âzâ (organlar) ve âlâtı (organeller) ile,

       Cihazât (uzuvlar) ve cevârihi (el ve ayakları) ile,

       Letâif (duyguları) ve mâneviyâtı (inançları) ile,

       Havâss (duyuları) ve hissiyâtı (hisleri) ile,

       Ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını (dokumalarını) gösteriyor.

       Demek, nasıl esmâda bir İsm-i âzam (diğer isimleri kuşatan büyük isim) var;

       Öyle de, o esmânın nukuşunda (nakış ve yansımasında) dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır.
       Ey kendini insan bilen insan!

       Kendini oku.."

       Sözler / 33. söz /  31. pencere / syf: 628


[5]. Sadık Yalsızuçanlar


[6]. Kendini Tanıma Serüveni / Aykut Tanrıkulu

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
0.006 sn.