• A
  • A
08.08.2009
Anonim
Öykü

Hz. Yusuf'un Dostu

 

Çok uzaklardan, şefkatli bir dostu Hz. Yusuf'a ziyaret için geldi. Misafiri oldu. Hz. Yusuf, çocukluk arkadaşıyla oturup sohbete başladı. Hz. Yusuf'un kardeşlerinin kıskançlığından, kuyuya atmalarından, zindanda geçen yıllardan, çekilen sıkıntıların sonunda ilâhî yardımın yetişmesinden, uzun uzadıya konuştular. Sonunda Yusuf aleyhisselâm misafirine sordu: ''Dostun kapısına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmek gibidir. Bize ne hediye getirdin?'' Misafir utana sıkıla, ''Sana armağan getirmek için birkaç şeye baktım, fakat hiçbirini sana lâyık görmedim. Altın madenine, altın kırıntısı götürülemez.

 

Denize bir damla su hediye verilmez. Sana gönlümü ve canımı getirdim desem, Kirman'a baharat satmaya gitmiş gibi olurum. Senin güzelliğinden başka, Mısır ülkesinin ambarında olmayan bir şey yok. Ey gözümün nuru Yusuf'um! Sana armağan olarak ayna getirdim. Güneş gibi parlayan güzelliğine baktıkça, sevinir beni hatırlarsın. Zaten güzeller, hep aynaya bakar'' dedi. Koltuğunun altından çıkardığı aynayı Yusuf'a sundu.

 

Mesnevî'den

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
0.005 sn.