• A
  • A
09.12.2010
Düşün
Varoluş

TESİR-İ HAKİKİ – 5 (Tesir-i taklidi)

Bir yazınızda, ‘sebepler vardır fakat tesiri hakikileri yoktur' diyorsunuz. Öyleyse sebepler neden var? Hakikatlere perdesiz muhatap olsak daha iyi olmaz mıydı?

* * *


Hakikatleri perdesiz müşahede etmek idraki sınırlandırmaktadır. Bu ise, en önemli cihazımız olan aklımızı gereğince kullanmamızı engeller. Allah (c.c) insanın idrakini ancak zıtlıklarla kavrayabilen bir yapıya sahip kılmıştır. Bu sebepledir ki, alemde zıtlık esastır. Zıtlık ne kadar tam olursa, idrak de o kadar berraklaşacak demektir. Perdelerin ve tezatların olmadığı bir ortamda, kıyas yapılamayacağı için idrak tam olarak gelişemez. Dolayısıyla akıl kıvam halini tutturamaz. Olgunlaşmamış bir akıl ise yeterince iş göremez. Evrende asıl olan güzellik ve düzendir. Göze çarpan çirkinlikler kıyas içindir, güzelliklerin anlaşılması içindir.


İnsanoğlunun atası olan Hz.Adem ile Havva, mükemmel kıvamda yaratılmış kaliteli insanlar oldukları halde, cennetin farkına, güzelliklerin ayrımına varamadıkları için o bir tek yasağa yapışmışlardır. Hakikatlere perdesiz muhatap olmak kıyası ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla insanın kalitesi de potansiyelden kinetiğe dönememektedir. Dünyasız cennet ile cennetsiz bir dünyanın ne anlama geldiğini en iyi bilen hiç şüphesiz Hz.Adem'di. Bunu zıtların buluştuğu dünyaya indirilince fark etti. İkisi arasındaki farkı fark edebildiği anda, Adem (a.s) hem kendi varlığını hem Allah'ı kavramanın yolunu buldu. Sınırlı olan bir vasattan sınırsız olanı algılayabilmesi mümkün olabildi. İnsana, sonlu olan bir evrende, sonsuz olan ve her şeyi kuşatmış bir hakikati yani Zat-ı Rahmanirrahim'i kavrama imkanı verilmiştir. İnsan her şeyin Yaratıcıyla olan o sonsuz münasebetini anlamaya başladıkça, O'nun azametinin derecelerini bilebilir. Sonsuz güzelliğin, adaletin, mükemmelliğin, sevginin.. yani farkın farkına varabilir.


Allah'ın bize mühlet vermesinin adıdır sebepler.. Fenanın geçici dahli olmasa ebediyet dile gelmez. Sonsuzluğun ve sınırsızlığın varlığına ancak ölümün ve sonun müdahaleleri tercüman olabilir. Zıtlıklar içerisine sarmalanmış perdeli bir dünya hayatındaki olgunlaştırılma, alemin her tarafına dal budak salmış rabbani bir kanundur. İnsan, kıyaslar ile olgunlaşır ve kıvam halini yakalar.


Yaratıcının sonuçları yaratmak için sebeplere veya başka bir şeye ihtiyacı yoktur. Fakat, Yaratıcısını tanımakla ancak manasını bulan ve öte alemlerde kendisine sonsuzluk iksirini sunacak açılımları bu sayede kazanacak olan insanın, sebeplerle sonuçların arasına konmuş ilişkilere ihtiyacı vardır. Her şeyin sonlu olduğu bir evrende, sonsuz olan Yaratıcının varlığı bu sayede bilinebilmektedir. Sebepler ile sonuçlar arasındaki ilişkiler sırf insan için, onun paha biçemediği ebedi hayatına dair çok önemli ipuçları sunmak için vardırlar. Yaratıcının, sonuçları sebeplere bağlamasının sayısız hikmetleri bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi de, kendi hayatımıza dair olanlardır. Böylelikle karşılaştığımız olguları ‘kıyaslarız' ve ‘fark' ederiz. Bunu da en kısa yoldan, bizim için zamanlaştırılmış bir evrenin içinde yapabiliriz. Zamanlaştırılmış evren modelinde, sebeplerin sırf sonuçtan önce gözleniyor oluşu, sebeplerin sonuçlara bir tesirinin olduğuna dair iddia hakkı vermez.


Sebeplerin sonuçlar üzerinde var olduğu düşünülen tesir, yapıyormuşçasına gözlediğimiz bir etkidir. Kısacası, evrende bir sebepler çizgisi vardır. Belli sebepler belli sonuçlardan önce gelir. Sonuçlar da belli sebepleri takip eder. Sebep ve sonuç, birlikte var edilmiştir. Sebeplerin yokluğunda sonucun oluşmaması durumuna tesir-i taklidi diyebiliriz. Buradan, sonucu sebep yapar hükmüne varamayız. Örneğin su vermediğimiz bir bitkinin ölmesine bakarak, bitkiye su hayat verir diyemeyiz. Bu direkt bir etkidir ve tesir-i hakikiye bakar. Keza güneşin yokluğunda hayatın devam etmiyor oluşu da, bir tesir-i taklididir. Buradan yola çıkarak, güneş hayat kaynağıdır tesir-i hakikisine ulaşamayız. Tesir-i hakiki, sebeplerden çok öte dikey bir bağlantıyla sağlanır. Adeta, görünen alemi görünmeyene bağlama işi gibidir..

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
0.006 sn.