• A
  • A
21.03.2011
Yaşarken

Yorganın Hatırlattıkları...

Erzurum Ağrı arası sıla-i rahimdeyiz. Dağlar ve bulutlar, sanki isminin gönlüme düşen tecellisisiniz.  Romantize edilmiş köy hikayelerinden uzakta bir köydeyiz. Küçük bir köyün küçük odasındayım. Aylardan haziran, ama ben üşüyorum. Ben burda üşümeyi de seviyorum. En son küçükken geldiğimde gözlerimde ne kaldıysa hala öyle bakmadayım...

 

Odadayız. Odada ağır  bir sessizlik ve ben uyuyakalmışım babamın omuzunda. En son gözüme duvardakiler takılıyor. Duvar arasına sıkıştırılmış olan bir şeyler var, göz gezdiriyorum uyumaya geçmeden önce. Birkaç fotoğraf var. Fotoğraftakilerin yüzü beyaz örtüyle örtülmüş. Hemen fotoğrafın altında, bir fotoğraf makinası..  sonradan öğreniyorum ki Fatıma Teyze'nin ölen oğlunun fotoğraf makinasıymış. Birkaç işlemeli seccade var duvarda. İşlemelerle yazılmış bir "Lailahe İllallah!" yazısı. Hazreti Ali'nin resmi, Türk bayrağı da var ama ters asılmış ve kırmızı bir yaşmak... öyle aklım kaybolmuşken bu dört duvar arasında... Benim gözlerim kapanmış. Üzerimi yorganla örtmüsler.

 

Ne kadar uyudum bilmiyorum ama bir an gözlerimi açtığımda üzerimdeki yorganın ağırlığı ve hatırlattıkları... Köydeki yorganları bilir misiniz? Yünden yapılır ve bazıları külçe kadar ağırdır. Üzerinizdeyken haraket etmek zorlaşır. Bazen hatırladıklarımız sadece hayallere dokunan gerceklerlerdir.

 

"Uyandırmaya kıyamadım..."

 

 Sözüyle gözlerini açtı çocuk. Sobanın arkasındaki divanda uyuyordu. Sobanın ateşinin sesi, yorganın ağırlığı, kapının gıcırdaması ve içeriye gelen kalabalığın sesi. Kapının gıcırdama sesiyle odadaki yerlerini almaya geçtiler. Tam herkes oturmadan Hacı Baba, kapının tekrar gıcırdama sesi ile odaya gelmişti. Bir telaş, bir heycan, bayanların bu hep telaşlı hallerine hayran kalmıştır çocuk. Nedendir bu telaş! Herkes saygıdan doğrulmuştu ve beyaz tülbentlerin ucuyla ağızlar kapatılmış..

Bu edebin hali miydi?

 

Çocuk kendini yorganın içine gömmüş sadece izliyordu. Yan yana dizilmiş bir sürü yaşlı tombul telaşlı teyzeler.

 

Hacı Baba eliyle oturmalarını işaret etti ve Kuran-ı Kerim'i alıp en köşeye oturdu.

Siyah çerçeveli büyük gözlüklerini taktı ve yorganın altında sıkışıp kalmış olan torununa baktı bir an ve sonra aynı doğrultuda olan Hacı Anne'ye bir bakış gönderdi. Bu sessizce neden hala uyuyor, demekti. Hacı Anne ikinci kez, "Uyandırmaya kıyamadım." dedi.

 

Caminin gönüllü müezzini olan Hacı Baba günün çoğu vaktini camide geçirirdi. Caminin avlusunda Türkçe anlamakta zorlanan arkadaşlarına da Kürtçe sohbet veririrdi. Böylece haftada bir eve gelmek isteyen telaşlı teyzelere de.

 

Çocuk, yorganın ağırlığıyla iyice içe gömülmüş içerden bir yerden küçücük bir pencere açıp dışarıdakileri izlemeye başlar. Odadan dedesinin dikkatini dağıtmadan nasıl çıkacağının planını yapmaya başlar. Hacı Baba Kuran-ı Kerim'den kısa parçalar okuyup Kürtçeye çevirmeye başlamıştır. Hatta telaşlı teyzeler hafif uyku moduna bile geçerler.

 

Çocuk, yorganın altından hafifçe sızmayı planlayıp kapıya ulaşmak ister. Ancak yorganın ağırlığını unutmuştur. Yorganın altından hafifçe hareket etmeye başlar. Divandan ayaklarını uzatırken yorgan ile birlikte düşer. Yorgan ve çocuk... Telaşlı teyzeler uyanır, Hacı Baba'nın dikkati dağılır. Yorgan o kadar ağırdır ki, kıpırdayamaz bile... Hacı Anne telaşla üzerinden yorganı çeker ve çeker çekmez kaçar çocuk. Niyeti sadece dedesinin dikkatini dağıtmaktır. Çok utanır çocuk, biraz ağlar mutfakta. Tabiî ki Hacı Anne ona da yetişir. En iyisi bugün hiç Hacı Baba'ya gözükmemektir.

 

Ben hâlâ o yorganın altında kıpırdayamıyorum. Sadece başım dışarda. Kesin Fatıma Teyze örtmüştür üstümü. Hacı Anne de böyle örterdi. Sanki bir yere kaçacakmışım gibi, beni yorganın altına bırakır giderdi. Kapı aniden açılır, Fatıma Teyze arkasındaki tavukları civcivleri kışkışlıya kışkıslıya gelir, sertçe örter kapıyı. Gözlerimi açık görünce yorganı üzerimden alır, çay ile kıtlama şekeri verir, İstanbul Kürtçemle duvardakileri sormaya başladım. İstanbul Kürtçesi Fatıma Teyze'nin tabiridir.

 

Duvardakiler ile başbaşa kalır...

 

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
0.005 sn.