• A
  • A
08.08.2009
Eleştiri

Ahirzaman Bayramlaşması

ŞOK OLMUŞTUM.

ZATEN uzun zamandır bir şeylerin ters gittiğini hissediyordum. Bu olayla birlikte, etrafıma çöken sis perdesi de hafifçe aralanıverdi. İçinde bulunduğum toplumu ve kendimi, uzaktan uzağa hakikat aynasında izledim ve irkildim. Gerçi üzerimizdeki perde kalındı. Tablo çok net değildi. Ama yine de ürkütücüydü.

Ahir zaman perdesine sarmalanmıştık..

Ramazan bayramı dolayısıyla teyzemleri ziyarete gittik. Bayramlaşma faslından sonra hal hatır sorma.. derken, onların da ramazan boyunca oruçlarını tuttuklarını öğrenince çok sevindim. Gerçi, tercih ettiğim hayat tarzını benimsediklerini söyleyemezdim. Yine de,bütün bir ay boyunca Rabbimizin üzerimize sağnak sağnak rahmetini indirdiği bu kutsal günleri ifa etmenin mutluluğunu yaşıyorduk.

Teyzem, diğer misafirlere ve bize bayram şekeri ikram etti ve.. içecekleri dağıttı. Daha doğrusu, resmen içki dağıtıyordu! Konuşmalardan likör ikram ettiğini anlamıştım. Bardağı usulca sehpaya bıraktım. Bu sefer dağıtma (!) sırası bendeydi.

Müthiş bir ikilem ve şaşkınlık yaşıyordum..

Bir kere, bu bir dini bayramdı. İkincisi de, ben içki içmiyordum ve içmediğim de gayet iyi biliniyordu. Ayrıca, bu insanlar ne Allah’ı, ne de dini reddediyor değillerdi.

Ne oluyordu? Toplum olarak nereye gidiyorduk?

‘Ramazan da Müslüman, şevval de sosyal demokrat’ türünden tablolar sergileniyordu. İçki konusundaki İlahi emirler alenen çiğneniyordu. Üstelik, “Allah’da kim oluyormuş…” şeklindeki kibir yüklü diklenmelerin yerine gayet süfli, “Allah var ama, dünyevi zevklerimiz de var. O’nun yeri ayrı, bunun ki ayrı” tarzında, çok daha tehlikeli ve sinsi bir şekilde çiğneniyordu.

Zaten,Allah’ı reddetmek, evreni inkar etmek kadar imkansızdı. Bu, hiçbir aklın tahammül edemeyeceği bir delilikti. Çoğunlukla, Yaratıcı’nın vasıflarında hataya düşülüyordu. O’na ait sıfatlar sebeplere, tabiata ve rastlantılara havale ediliyordu. Onun için de şirk yüklü tablolar sergileniyordu. İman ile küfür, İslamiyet ile gayrı müslim yaşantı, doğru ile yalan, hak ile batıl, at başı gidiyordu. Tablo gerçekten net değildi. “Sıkıştın mı Allah var, sonrasında vur patlasın çal oynasın” mantığı hakimdi. Bu korkunç bir ikilemdi. Dahası riyaydı. Dilim varmıyor ama…

Nefisler, alabildiğine şımarık ve yalama olmuştu. “Daha kimse nefsine hakim olmaz..” diye vasıflanan bir çağda yaşıyorduk. Oysa Resul-i Ekrem, “İçkiyi yapana da, satana da, aracılık edene de Allah lanet etmiştir” buyurmamış mıydı? “İçki bütün kötülüklerin anası” değil miydi? En basitinden, hastanelerden ve hapishanelerden sorsak, bu gerçeği acı acı itiraf eden niceleri karşımıza çıkmayacak mıydı?

Bu kadar tehdit yüklü ikazlara rağmen, insanlar zevkle harama giriyorlardı. Beni ilkin hayrete düşüren, Ramazan bayramında içki içilmesiydi. Oysa, “çoğu haram olanın azı da haram” dı. Bayram da haram olan, seyran da dahi haramdı. Nasıl ki, bir gebeliğin azı çoğu olmaz, gebelik ya vardır ya da yoktur; içkinin de damlası bile haram edilmişti. Allah’ın “Haydar” künyeli kulu olan Hz. Ali, “gayb perdesi yırtılsa yakînim ziyadeleşmeyecek” diyen insan, bu perdesizliği hissettiren bir ifadeyle “bir kuyuya bir damla içki karışsa ve o suya elimin küçük parmağı değse, vallahi o eli keser atarım” derken hangi ince düsturu arz ediyordu ki? Kebâir, yani yedi büyük günah içinde zikredilen ‘içki’ yi kullanmak, bunu meşru ve mazur görmek, Muhammed (a.s.m.)’ın getirdiği dine bir yönüyle sövmek değil de neydi?

Üzüntülü ve kızgındım. Duygularımın galeyana gelmesine ramak kalmıştı. Ortamı terk etme gayesiyle müsaade istedim. Yolda, bir daha teyzemleri ziyaret etmeme kararı almıştım. “Sılayı rahmi kesmemek” gibi büyük bir sevap olan ziyaret, maalesef koca bir şer halini almıştı.

Bu gibi durumlarda ne yapmalıydı? İlişkileri kesmeli miydi?

“Teyze, anne yarısıdır” nebevi fermanı, beni korkutuyordu. Günlerce, evde eşimle bu konuyu istişare ettik. Her şeye rağmen, bayramlaşmanın hürmetine Kurban bayramında teyzemleri tekrar ziyarete gittik.

Ama evde yoklardı. Bayram tatiline çıkmışlardı…

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
0.006 sn.