• A
  • A
25.09.2009
Şiir

Kriz...

Zaman çizgisinde,
birbiri ardınca kurşuna dizilirken saniyeler,
anımsayabiliyorum o zamanları.
Soruları ve bulduklarımı,
o anlaşılmaz girdapları...
Bu ben miyim?
Haydi! Kaldır ellerini!
Bak! Neler göreceksin bebeğim?

Başarabilir misin,
kendi ayaklarının üzerinde durmayı?
Dayanabilir misin,
sınırsız özgürlüğün dondurucu soğukluğuna?
Çıldırtan sıcaklığına baskıların,
katlanır mısın?

Veya boyun eğmişliğinin,
ezilirken altında..
kaldırabilir misin,
alışkanlıkların kahreden ağırlığını?
Delebilir misin,
karadeliğin yutucu karanlığını?
Boğulup gitmek üzereyken,
egonun batağında...

Ya da
başkaldırarak karanlığa,
çevrendeki kışır kof kafesleri,
parçalayabilir misin,
özündeki aydınlığa uzatarak ellerini?..

Yeter bebek!
Altın kaplama bakır kafeslerde,
kan rengi hayallerle otururken,
aydınlıklara gitmeyi düşlemek!
Yaklaşan korkunç bir fırtına,
delirten bir eroin krizi..
ve çıldırtır!
Çıldırtır çaresizce beklemek...

Kahreden bir sevgi,
yok etti tüm uyuşturucuları
ve tüm o süslü boş hayalleri,
duyumsanan tüm acılar şimdi,
samimi ve gerçek!..

Saklı Şiirler
8 Kasım 1991, İstanbul

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
Dr. Dogan 05.10.2009 00:20:46 civarında dedi ki:
Bu satirlari hizli bir sekilde okudugumda anlamsiz ve sacma-sapan siirimsi bir yazi gibi geldi bana. Bir okuyucu olarak benim gibi ilk anda zorlanan okuyucuya acizane söyle bir tavsiyem olacak. Her satiri gayet yavas bir tempoda okuyun ve zaman zaman devrik cümleler ile yazilmis olan yaziyi veya siiri kafanizda düzgün cümleler kurarak okumaya calisin. Bunu yaptiginizda manayi anlayacaginizi ve hakikaten mükemmel bir yazi ile karsi karsiya oldugunuzu anlayacaginizi ümit ediyorum. Selam ve dua ile.
0.004 sn.