• A
  • A
12.01.2010
Yaşarken

Sene-i Devir

Senenin sonu, yeni yılın başlangıcı. Bu akşamki iş çıkışım ne kadar olağan olsa da gece birçoğumuz için sıradan bir gece değil. Yolun uzunluğundan olsa gerek hayli seyretme şansım oldu insanların telâşlarını, yaptıkları hazırlıkların neticesini merakla bekleyen hallerini.

 

Bu gece farklı olmalıydı diğer gecelerden! En ufak bir aksilik tüm planları alt üst edebilirdi. Bunu akıllarına getirmek söz konusu bile olamazdı. Gidecekleri yere bir an evvel ulaşsalar yeterdi, başka bir şey istemiyorlardı. Çünkü bu gece 'sene-i devir'di. Mazallah aksi olsa en az bir sene daha beklemek gerekebilirdi bir sonraki yılbaşı için. Herkes kendince ve imkânları nispetinde bir şeyler yapmıştı bu geceye dair. Zira eğlenmek ve kutlama, herkes gibi onların da hakkıydı.

 

Ne diyebilirdim ki? Bunca hazırlığın, heyecanın sahibine ne hissettirdiğini düşündüm kısa bir süre. Manevi dünyasında tuttuğu yeri ve sonuçta eline ne geçeceğini. Bundan bir kazanç söz konusu mu, yoksa en az gece kadar kısa ve geçici mi elde edilen?

 

Zihnime art arda sorular yağdırıyordu gördüklerim. Çok değil bir hafta önce kadar yine bir yolculuk esnasında, metrobüste, genç bir arkadaşın elinde gördüğüm kitap geldi aklıma. 'Noel Tehlikesi'. Adı dikkatimi çeken bu kitaba, içeriğine dair bilgi edinmek amacıyla göz ucuyla şöyle bir bakmıştım. Mevzuu bazı Hadis-i Şeriflerle aktaran ve bağdaştıran yazılar vardı içinde. Bildiğim ama bu güne kadar ciddi anlamda farkına varamadığım bir tehlikeye işaret ediyordu. Bundan olsa gerek ilginç bir etki bıraktı üzerimde.

 

Evet gerçekten bir tehlikeden başka bir şey değildi noel denilen şey. Fakat sözüm ona bazı kimselere bunun bir tehlike olduğunu söylemek bir espiriden farksız olamazdı. Keyfin, eğlencenin tehlike neresinde Allah aşkına (!). Endişelendiğim ve aslında müdahil olmak istediğim nokta birilerinin eğlence hayatı yahut hakları değil elbette. Yaşadığımız şu zamanda zeminin böylesine kaygan ve her türlü tehlikeye böylesine müsait olması ve iblisin işinin ne kadar kolaylaştığının farkındalığı korkuttu beni. İnsanlar kolayca aldanabilir ve aldatabilir bir vaziyet almışlardı. Bu kısa gecede yaşananlar onların yıl boyunca yapageldikleri tercihlerin neticesiydi ve hayatlarının bir temsilini yansıtıyordu adeta. İblis bu temsilde yönetmen koltuğuna oturmuş ve 'action!' demekle yetiniyordu.

 

Şehir yanarken...Çünkü zemin kaygan ve düşmeye oldukça müsait. İşte tehlike bunun neresinde diyemiyor insan. Allah'ın emir ve yasaklarının, yasak ve haram olmaktan çıktığı, sınırların aşıldığı ve yasakların sonuna kadar ihlal edildiği bir durumdan tehlike dışında ne beklenebilir ki? Hele ki nefs-i emmâreye hizmet için bütün mevcudiyetiyle hazır olan ve kendine tav olanları devirecek olan bir sene-i devirden.

 

O akşam 'bu gece'ye olan itaat derinden sarsmıştı beni. Belki eskiden olsa gayet normal karşılayacağım o tablo, o an itibariyle endişeye düştüğüm ve kaygılandığım bir hal almıştı. Dua etmekten başka ne yapabilirdi bir insan böylesine bir tablo karşısında? Kime ne diyebilirdi? Farkında olduğun bir tehlikeyi etrafına beyan edememek karabasan rüyasından farksız değildi.

 

O yolculuk süresince zaman zaman vazgeçtiğim de oldu kaygılarımdan. Herkesin aklı yok muydu idrak edecek? Herkes kendisinden sorumlu değil miydi böyle bir zamanda? Peygamber efendimiz (s.a.v.) ahir zamanı işaret ederek endişesini "O gün her bir müslimi Allah'a emanet ediyorum. Onların her biri kendi imanının kat'i delille savunucusu olacaktır." diyerek dile getirmiyor muydu?

 

İşte, Resulüllah'ın (SAV) bu durum tespiti kaygılarımı biraz olsun azaltmıştı. Çünkü Peygamber Efendimiz bizi Allah'a emanet etmişti. Onun bu duası ve tavsiyesiyle içim ferahlamış  olarak devam ettim yoluma, dilimden duayı eksik etmeden...

 

Yorum yazabilirsiniz.

Yorumlarınız onaydan sonra yayınlanacak olup eposta adresiniz sitede görünmeyecektir. Lütfen hakaret içeren sözler yazmayınız.
Yasin 13.01.2010 14:30:31 civarında dedi ki:
Yazınızı tesadüfen okudum çok beğendim. Bu zamanda böyle düşünen insanların olması gerçekten beni mutlu ve bahtiyar etti. Yazılarınızın devamını bekler başarılar dilerim.
0.006 sn.